23 Mart 2014 Pazar

Kurban-sever Toplumdan Örnekler

 Dinsel nedenlerle her yıl yollarda, ev bahçelerinde, pazar yerlerinde milyonlarca hayvanı boğazlayarak öldüreceksiniz...

“Ey insanlar! Kurban kesiniz, ondan akan kan nedeniyle Allah’tan mükâfatınızı bekleyiniz. Şüphesiz, kurbanın kanı yere düştüğü zaman, kişi Allah’ın himayesine girer.” ( İbni Mâce, Edâhî, 2) diye Diyanet başkanlığı yoluyla fetvalar yayınlayacaksınız!

Çocuğu olmayan karı-kocanın ilk evlatları doğdu diye kuzu boğazlayacak!

Spor klüpleri "yenilgilere son vermek için" antreman sahasının kapılarında danalar boğazlayacak!

Okul açılışı sırasında, öğrenciler derse girmeden hayvanlar boğazlanacak!

İş yeri açarken, kapısının önünde, açılışa gelmiş binlerce kişinin önünde develer boğazlanacak!

Ondan sonra, toplumdaki şiddetin nedenlerini sorgulamaya kalkacaksınız!

Her gün üçüncü sayfalardaki "döner bıçaklarıyla doğradı!" haberlerinin neden bu kadar yaygın olduğuna şaşıracaksınız!

İngiliz spor taraftarlarını İstiklal caddesinde falçatalarla doğrayan "fanatikler"e hayretle bakacaksınız!

Irak'ta, Afganistan'da El Kaide militanlarının rehinelerin kafalarını keserek öldürmelerini "bunlar insan olamaz!" nidalarıyla basına yansıtacaksınız!

İslami Türkiye'nin "şiddet"le ilişki durumu, yaklaşık böyle!
 


                                        http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp...











                                   http://www.milliyet.com.tr/Gundem/SonDakika.aspx...



                                        http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp...












 



























                              




































İslam Abdestinde 'Baş Meshi' Veya 'Kader Damgası'

Dinsel Takke, Kippa vb.nin gizlediği kafadaki bu bölgeler, farklı toplum birimlerin aidiyet belgi-damga alanlarıdır.

İslami abdest sırasında başta meshedilen bölgede, sembolik olarak eski aidiyet damgasının unutulmuş varlığı vaftiz edilmiş olur...

Şii topluluğun bu eyleminde, "kader"lerine bir isyan tutumunu; damga yerlerinin bozulma-yok edilme çabasını buluyor gibiyiz.

***

Erken dönemde Mezopotamya'da her kişi, doğuştan veya evlilik yoluyla belli bir toplum birimin aidiyetine girecek; ve bu "kaderi"ne, "alın yazısı"na bağlı kalacaktı. Çünkü toplumsal ilişkiler düzeni,isteyenin istediğini yapmasına izin veremeyen bir yapıda idi.

Hammurabi yazılı yasalarında "başa köle damgası vurulması" kuralınının varlığını incelemiştik. Birisine "başını belaya sokma" anlamında "başını yakma" dediğimiz zaman, başın yakarak-dağlayarak kölelik belgisi konulmuş olduğunun anıları yoluyla konuşmuş oluruz.

Hammurabi Kanunlarında "baş'ta kölelik işaretinin silinmesi' gibi hukuki (veya hukuk dışı) bir işlem olduğunu da görüyoruz.

“Muttatum GuIlubu”, “Abbuttam šakânu” gibi, Hammurabi Kanunlarında yer alan deyimler, mesela başın alın kısmının saçının kesimini, ya da başın tam ön üst veya arka-üst kısmının kesimlerini ifade eden farklı içerikler taşıyordu.

Hammurabi Yasalarının da, toplumbilimciler ve hukukçularımız tarafından çok az irdelenmiş olduğunu ekleyelim..

Bu nedenlerle, daha sonra takılan takkeler kafadaki aidiyet belgilerini gizleme çabasını ifade eder.









Musevi Teffilininin başa takıldığı bölge,Müslimlerin baş meshi yaptığı bölgedir.Bu bölge eski toplumda "alına kader yazısı" anlamındaki damga vurulan bölge idi.

"Alnı ak olmak, "alına kader yazısı" hep bu bölgedeki damga ile ilgili olmalıdır...

















Her Yerde Allah Yazısı Var... Hem de Arapça...

 
 










ŞIRNAK'TA KİMLİĞİ BİLİNMEYEN BİR ŞAHISTAN ALINAN PARMAK İZİNDE 'ALLAH' YAZISI ÇIKTI. (CAFER BALIK/ŞIRNAK-İHA)